Elbette ben de bu işin bir prosedürünün olmasını, çocuk sayılabilecek bireylerin bu silahları kolayca kullanmamalarını isterim. Ancak maalesef ülkemizde öyle olmuyor. Doğru dürüst bir araştırma komisyonu oluşturulmadan, silahların nitelikleri belirlenmeden namlusunda yiv set olan tüm silahlar ruhsata tabi dendiğini bir düşünsenize. Buna benzer iki örnek vereyim size: Araçlardaki “cam filmi” herhangi bir kriter belirtilmeden defalarca serbest bırakıldı ve yasaklandı. İnsanlar madur oldu. Haberlerde de seyrettik bunu. İkincisi “kurusıkı tabancalar” daha önce önüne gelene satılırken, şimdi bildiğim kadarıyla tüm ülkede toplatılıyor. Şunu belirtmek isterim ki; evet bende, uğraştığım şey her ne olursa olsun, tabanca, tüfek, bıçak, havalı, airsoft vs. bir kanuna tabi olmasını ve o kanunun öngördüğü sınırlar içerisinde özgürce ilgilene bilmeyi isterim. (Bunu, dağın başında havalı silahla atış yaparken üzerime kayıtlı faturası olmasına rağmen kolluk kuvvetleri tarafından silahına el konuşmuş ve 5-6 ay silahından ayrı kalmış, silahı balistiğe gönderilmiş bir vatandaş olarak yazıyorum ki artık savcılıktan aldığım o belgeleri de yanımda bulunduruyorum)
Sonuç olarak, ülkemizde bu ve benzeri kanunlar çoğunlukla sosyal medyanın baskısıyla çıkardığı için bir önceki yazımda da belirttiğim abartı videoların sosyal medyada paylaşılması taraftarı değilim. Temennim, bilir kişilerden, duayenlerden ve özellikle de üretici temsilcilerinden oluşan bir komisyon aracılığı ile oluşturulan ve sadece yasakları değil federasyonları yarışmaları ve sporcu teşviklerini de içeren bir kanunun en koda zamanda düzenlenerek yürürlüğe konulması yönündedir.