valibey tarafından yazılan gönderiler

Lütfen Resim Paylaşımlarınızı Galeri Üzerinden Yapınız. Ek Dosya Yükleme İptal Edilmiştir..

Bizimle Paylaşmak İstediğiniz Resimlerinizi Galeri Dışında Link Olarak Vermek Yasaktır. Galeriye Nasıl Resim Yükleneceğini Bilmiyorsanız Lütfen Konumuzu İnceleyin Buradan Açtığımız Konuyu Ziyaret Edebilirsiniz.

    :)

    birde 4,5 mm gamo match ile bir kaç tane denemiştim, jsb'ye uygulanmış halinde ağırlık noktası nevinden sıkıntı ne olur bilmiyorum ama, bilya uygulanmış match peletlerden hiçbiri dengesini kaybetmedi ve çok düzgün bir şekilde tahtaya saplandı..

    çalışmalara devam ;)

    ama 4,5 gamomatch daha hafif olduğu halde dengeyi kaybetmedi ise, jsb 15,89 hayli hayli kaldırır bu çalışmayı diye düşünmeye başladım..

    Vakti zamanında forumdaki heyecan verici çalışmalardan biri olan şavk peletlerin üretim sürecini beklerken, değişik fikirler ve her zaman edinemiyeceğimiz ve hatta sormayı bile akıl edemiyeceğimiz bilgiler paylaşılmıştı..

    Zaman zaman o konuyu açıp, şimdi ne haldedir diye düşünmüyorda değilim, ciddi bir emek harcanmıştı oysa..

    155'lik top mühimmatlarından bildiğim kadarıyla, mühimmat havada giderken arkasında genelde türbülans olur. Bu hava boşluğu yüzünden mühimmatların menzili olması gerekene göre bir miktar düşer. Mühimmatın arkasının dümdüz olması sebebiyle de bu türbülans orada ciddi bir şekilde sorun oluşturur. Yani eksi kutuplu bir kuvvet olur. 155lik obüs mermilerinde buna önlem olarak basebleed denen bir parça yapılmıştır. Neyse konumuz bu değil sadece giriş kısmıydı :)

    Anlatmak istediğim burada temel olay ''merminin arkasındaki türbülansı nasıl azaltabiliriz?'' sorusu olmalı bence. Katrenin arkaya doğru giden bombeli yapısı aerodinamik olarak havada türbülans yapmaya daha az meyilli diğer mühimmatlara göre. Zaten yapı itibariyle uçak kanatlarında da benzer profiller kullanılmaktadır. Katre kelimesi de bildiğim kadarıyla serbest düşen su damlası demek. Doğa aerodinaminin en doğrusunu göstermiş bize zaten...

    [Resim Engellendi: http://www.modelucak.net/baslama/baslamadosyalar/fatihd6.gif]

    Muhtemelen katrenin profili sayesinde pellet namludan çıktıktan sonra kinetik enerjisini daha çok saklayıp daha çok yol alacaktır. Tabi önceden de belirtildiği gibi zor bir çalışma. Allah kolaylık versin.

    Saygılarımla...


    Neyse; o konuda paylaşılan bu bilgiye ise zaman zaman halen açıp bakıyorum, kardeşime teşekkür ediyorum ayrıca ;)..
    O gün en iyi aerodinamik yapının bu olduğunu öğrenmiştim..

    Bu süre zarfında aklıma değişik fikirler gelmedi değil, ama pelet üretimi en zor olan süreçlerden biri,..
    Bu yüzden baştan üretmektense,.. bu dinamiği; hazır ve başarılı bir peletin üzerine taşıyabilirmiyiz diye pek çok hayalde kurdum, henüz kimseye bahsetmediğim :)

    Uzun lafın kısası; Jsb Diabola 15,89gr. başarılı peletlerden biri,

    Bu peleti ne yaparızda bu öngörülen en dengeli aerodinamik yapıya ulaştırırız..
    Cevap : Hiç birşey :)

    diyor insan, ama denemeden de edemiyor..

    Evde 4,5mm çapında çelik bilyalardan vardı, hoş hassas terazimizi göndermiştik, bu bilyaların ağırlığı hakkında fikrim yok, oluşan yeni yapının ağırlık merkezi konusunda endişelerim var açıkçası :)

    Zaten bahsi geçen aerodinamik yapıya da tam benzemedi ama, uzun mesafe de bir denesek mi ne etsek diye düşündüm bi an, sizlerle de paylaşayım istedim..

    "Ve aslında herşeyin insana hizmet eder bir tarafı vardır" demişsiniz. Bu mantıkla gidersek av hayvanının da insana hizmet eden bir tarafı vardır. Ama ben bu mantığı kabul etmiyorum. Dünyadaki her şey insana hizmet etmez, böyle düşünmek insanı diğer tüm türlerin efendisi gibi görmektir. Böyle bir cümle kurmak bile çevreciliğin ana fikrine terstir.

    Kibir gibi bir ifade olarak algılamayın bu cümleyi, kainatın düzeni anlamında şuur sahibi olan tek canlı insan olduğundan, yani eşrefi mahluk olmaya aday olduğundan öyle dedim..

    ki tam tersi konumda olan insan sayısıda; sırf davranışlarından ve hayatın içindeki tavırlarından dolayı hayvandan daha aşağılarda bi konumdadır ki, bu sayıda az değildir aslında..


    "Bu yüzden soya fasulyesine duyduğum saygı, yada sıradan bir ot ile, pirzolanın bulunduğu canlı ihtiyaçlarım noktasında eşittir" demişsiniz. Bunu da kabul edemem zira soya fasulyesinde acı duygusu yoktur, ama pirzolanın sahibi olan canlı öldürülürken acı çeker. İşte o yüzden helikopterden domuzları vuranları görünce tepki gösterdiniz. O video biçerdöverle soya hasadını gösteren bir video olsaydı hiç tepki göstermezdiniz.

    elbette can taşıması bakımından içimde bişeyler sızladı..ama
    esas sıkıntı benim için ölenden ziyade öldürenin yaşadığı hazzın ihtiyaç ve görevin dışına taşmış bir tepki olmasından ötürüydü..
    en özet hali ile; ''Öldürmekten keyif almaları'' sıkıntı..

    3. O eti yediğimiz için biz hayvanların öldürülmesine neden olmuşuz, ama avcılar av vurunca vicdansız oluyor.

    elbette söylediklerim(n)izde insanın ihtiyaçları dışına çıkmış bir durum varsa sıkıntı ve vicdansızlıktır..
    yani avcılık tamamen vicdansızlık olmadığı gibi, sizinde bahsetttiğiniz gibi dolaylı olarak çevreye zarar vermek yeterince vicansızlıktır..

    Yıllardır değişik ortamlarda bilinçli yapılan avcılığın doğaya zarar vermediğini savundum. Karşımdaki çok sabit fikirli değilse sayılarla kendisini ikna ettim. Ama tartışmanın son safhalarında hep bu zevk ve vicdan konuları ortaya atıldı.

    Aslında ben ;görüşleri ve fikirleri, hatta yaşam tarzı ve görünüşü apaçık ortada olan bir adam olarak hiç sabit fikirli olmadım..

    Vicdan insanı insan yapan olduğu için o yüzden istemesemde işin içine vicdan girdi, mecburen,..
    Yani sayıları çok olsada, nesli tükenmesede, yada sayıları az olsada v.s. benim için farketmeyecek ve vicdanımı asla devre dışı bırakmama neden olmayacağından eminim..
    Ki böyle de olmalı bence..

    Yani vicdan devrede olursa, maatematik hesabı yapmaya gerek kalmadan kendimize ve etrafımıza değer vereceğimiz için herşey koruma altnda olacaktır..

    Olaya bir de şöyle bakalım. Vücudumuzun ihtiyacı olan proteini bitkisel yöntemlerle (mesela soya fasülyesinden) almak mümkünken, pirzola ya da adana köfte yememizin nedeni zevktir. Kısacası damak tadımız yani zevkimiz için bir hayvanı öldürürüz, ya da kiralık katil tutup (kasaplar ya da balıkçılar) öldürtürüz.

    ''Ve aslında herşeyin insana hizmet eder bir tarafı vardır,
    Bu yüzden soya fasulyesine duyduğum saygı, yada sıradan bir ot ile, pirzolanın bulunduğu canlı ihtiyaçlarım noktasında eşittir,
    ihtiyacım yoksa eğer ikisi yine aynı derecede eşittir, dokunulmaması gereken, aralarında fark olmayan iki canlıdır. ''

    Google Earth var ama onunla ölçmek için ya pc yi yanında taşımalısın yada atıştan sonra ölçebilirisn :)
    Ha param var dersen bitane mesafe ölçer alırsan rahat edersin :)
    [Resim Engellendi: http://www.avfoni.com/dosya/2014_09/k_566015643417904.jpg]

    Haklısınız ama bunlar harıcınde daha basit yontemlerle olabilirmi diye fikir almak istemiştim.(itiraf etmeliyim ki bir pcp parası bunlar hiç yanaşasım gelmiyor :D :D :D )


    aslında fiyatı çok değil..

    mesela bu; 700 metreye kadar ölçüm yapabiliyor, Bushnell 10*25
    fiyatı; ücretsiz kargo 99 dolar, ptt memurları kapınıza kadar getirip hiçbir ücret almayacaklar,
    gümrük muhabbeti yapanlar olursa korkmayın %5 gibi komik bir bedel..

    uzun lafın kısası; çok rahat alınabilir. Buralarda satılan fiyatlar ise dediğiniz gibi çok çok fazla pahalı.. 2 katından fazla bir bedel ödemek ise hiç akıllıca değil..


    Aliexpress.com : Buy Laser Rangefinders, Laser range Distance Meter, monocular meter 10x25 700m/yard distance measurer range finder free shipping from Reliable finder water suppliers on Top-Telescope | Alibaba Group

    Aslında olaya sadece matematiksel-sayısal mevcut olarak bakarsak;
    en başta farkedemeyebiliriz ama, muhabbetin ilerleyen yerlerinde bi yerde çıkmaza girer bütün sohbet sanki, bence..

    Ama sizin verdiğiniz örneklemeler ile predatörlük için bildiğimiz anlamda silahlar kullanmaya gerek yokmuş, ben onu anladım..Bu anlamda teşekkürler..

    Ancak video üzerindeki itlaf çalışması çok tuhaf, muhabbet ordan çıktığı için oraya geri dönersek..
    Sizin dediğiniz gibi görev olduğunu düşünüyorum, ama göreve başka şeyler karışmış ve adam zevk alıyor, işte sıkıntı buradaki vicdan da bana göre..

    Eskiden de öyleymiş mesela;
    Eğer bir cellat suçlunun cezasının infazı esnasında; aşırı duygusal davranır yada yine tam tersi istikamette öfkesini katarsa infaza görevden alırlarmış..
    Çünkü mesele düzeni sağlamak ve yaptırım uygulamaktı,
    yoksa o suçlunun idamından keyif almak yada hırslarını tatmin etmek olmadığından, o görevdekilere karşıda böyle bir yaptırım uygulanırmış..

    gibi..
    ..........


    Konuya dönersek; sizinde dediğiniz gibi farkında olmadan dengeyi bozuyoruz, alışkanlıklarımızın çoğundan vazgeçmemiz lazım..

    yemek, alışveriş, harcadığımız boşa enerji v.s.
    bunu göze alamadığımız için, söylemlerimiz ciddi anlamda işe yaramıyor galiba..
    esas sebep; herşeyin daha çoğunu ve en iyisini isteyişimzdendir belki de, kimbilir..

    Açlığa tahammül edemiyoruz mesela, çok alıyoruz, bozuluyor atıyoruz israf oluyor..
    Çok yiyoruz bozulmasın diye, tuhaf ama yine israf oluyor ;)
    Çok kıyafetimiz var,
    Çok evimiz,
    Çok şeyimiz..
    herşeyimiz ..

    Mutluluğu hep bi ötekinde arıyoruz, bu her alana yansıyor, sürekli bi şeyleri yenisi ile değiştiriyoruz..
    Doğal olarak yenilediğimiz-harcadığımız herşey imalat süresince doğaya ve içindeki dengeye yeterince zarar veriyor, galiba..

    Daha azına tahammül edebileceğini zannetmiyorum şimdiki sistemi-kültürü onaylayan isanoğlunun ve bu yüzden dengesizlik kaçınılmaz...
    ve Son, bu yüzden kaçınılmaz belki ;)

    Onceliklen herkese saygılar forumda yenibir sayfa açmamak için affiniza sığınarak konuyla pekte alakası olmayan birşey sormak istiyorum yurt dışından mesafe ölçer alinabinirmi ? Gümrükte herhangibir bir sıkıntı olusurmu.

    gümrük muhabbeti; bu aliexpres konusunda çoğu kez korkutucu bir efsane ..
    herkes satarsa kim müşteri olacak, o yüzden yani ;)

    Peki doğada yırtıcılar (predatör) eksikse ne olur. Doğanın dengesi bozulur ve doğan 10 yavrunun 10'u da yetişkin hale gelir.Bu aşırı nufus da doğayı tahrip eder.

    Durum bu aşamaya gelince insanın müdahalesi kaçınılmaz olur.


    Bu durumda aslında predatör konusunda doğada eksik yok galiba hocam :)

    ama çok hassas olmuyor bu, denedim pencereden :)), tek gözümle aradaki kaymanın mesafesini milimetrik olarak kestiremiyorum..

    en iyi bi kumpas alıp, gözümüzün hemen önünde tutup; o bilinmeyen mesafede duran gerçek boyu bilinen cismi kumpasın içine yerleştirip..
    en son gerçek boyunu, kumpasta ölçülen değere bölmek galiba,..

    böylece daha hassas sonuçlar, daha keskin atışlar 8|

    konu linki:
    Dürbünsüz Mesafe Tahmini

    bu konuda o zamanlar bende şöyle bir genelleme yapmıştım ve sonrasında tesdüf olduğunu düşünmüştüm.. altındaki mesajlarda bu genellemeyi düzeltmiştim..

    ve enteresan bir şekilde gerçek boy ile görünen boy arasındaki orantı cisim hangi mesafede olursa olsun 10 katı çıkıyor.. aklınızda olsun..


    Bende sayın KORTH un anlattığı sekilde biliyorum yaklaşık mesafe tayinini. İlk baktıgınla ikinci baktığın arası yaklaşık kac santimse 10 la çarpıyorsun.

    ve şimdi sizlerde 10'la çarpıyorsunuz deyince, şu benim metodtaki her zaman 10 katı çıkan tesadüf geldi aklıma :))

    diyeceğim o ki; galiba doğruya yakın sonuçlar veren bir genelleme.

    bu forumda at-44 ile 150 metreden (yanlış hatırlamıyorsam) teflon tavayı kevgire çeviren arkadaşlar var, görürse paylaşır tekrar, kimdi tam hatırlamıyorum şimdi..

    hava tüketimi ve isabet oranı ile at-44 sanki daha makul..
    ama bt-65'in o hoş görüntüsü ayrı bir konu.. bence yeterince yakışıklı. ;)