valibey tarafından yazılan gönderiler

Lütfen Resim Paylaşımlarınızı Galeri Üzerinden Yapınız. Ek Dosya Yükleme İptal Edilmiştir..

Bizimle Paylaşmak İstediğiniz Resimlerinizi Galeri Dışında Link Olarak Vermek Yasaktır. Galeriye Nasıl Resim Yükleneceğini Bilmiyorsanız Lütfen Konumuzu İnceleyin Buradan Açtığımız Konuyu Ziyaret Edebilirsiniz.

    forumdan da aikido ile uğraşan arkadaşlarımız vardı sanırım, gözüme çarpmıştı profil bilgilerinde..
    online eğitim videoları bekliyoruz artık ;)
    çok zor ve uzun yıllar eğitim gerektirdiğini biliyorum.. sadece düşmeyi öğrenmek için bile ilk 3-5 yıl bu yönde çalışmalar yapılıyor diye duymuştum..

    ama dediğiniz gibi çok şık bir savunma sporu..

    bu arada konuyu mahvettik galiba biraz.. ilk mesajı alıntılayım bari, konu normale dönsün..

    boş bir tasarı-kanun.. belki farklı bi pencereden bakmışlarda biz göremiyoruz gerekçeyi..ama tartışılcak bi yanı yok bence..
    ya karşı durulur; ki bu mümkün değil,.. yada kabul edilir (en mümkünü bu ) :)

    bu yüzden boşverin silahı, çakıyı v.s.

    ''haydi gençler Aikido'ya..''


    Aynı emniyete silah bıraktığınızda şarjörü yanınıza veriyorlar
    ve sadece ruhsat için silah tespite gelenler de şarjörsüz boş silahla aynı yere gidebiliyor.

    şimdi iki kişi bu iki şekilde girse, birinde şarjör, birinde boş tabanca..
    eğer yanlış anlamadıysam, muhabbete bakarmısınız, güvenlik üst seviyede..

    yazdıklarınızı 2-3 saat önce okumuştum, teşekkürler bu arada, özenerek yazdığınız her kelime için..

    Derken az önce gözüm konu başlığına ilşti (namlu ucu crown..)

    Sonra sizin başlarda söylediğiniz, namlu giriş kısmı ile alakalı teoriniz geldi aklıma.. Unutmadan ekleyeyim dedim ;)
    Şu crown'un daha derinini namlu başlangıcına açsak.. belki 2cm kadar içeriye.. saçmayı piyasada da mevcut galiba, pelet itici formunda bir pimle yerleştirsek ve bu saçma arkasındaki, yani namlu başlangıcındaki namlu formuna göre şekillenen ilk havayı başlangıçta peletle uğraştırmaktansa, biraz daha rahat bırakmış olsak.. Ve namlu içinde girdiği kendine has basıncı, namlu ucundaki peletten dolayı namlu girişinde kaybetmesini azda olsa engellermiyiz acaba?..

    diye bir dipnot ekleyip, konuda kalsın istedim..


    vve gecenin son mesajı olarak yatmadan önce toparlarsam,

    pistonun en üst ölü noktası mesafesini, yani silindire çarptığı noktayı geri çekebilirsek, yada silindiri uzatırak (bu daha zor) bu çarpışmayı ve ondan ortaya çıkan isabetsizliği ortadan kaldırıyoruz..

    Fakat bu sefer güç kaybediyoruz, bunun için piston boyu kısaldığından mevcut kaybı geri kazanmak için yani, hava çıkış deliğini daraltmak lazım gelecek (yanlış düşünmüyorsam), yani hava debisini arttırdığımızda bi önceki gücü geri elde edebiliriz..

    Ama bu seferde; yani hava çıkış deliği daraldığı için, pistona-yay'a uygulanan karşı kuvvet artacak ve pistonun en üst noktaya ulaşması mümkün olmayacak...

    yazdıkça aklıma geliyor; yarın okuyunca belki çok alakasız olduğunu düşünebilirim..

    Velhasıl kelam ;

    • Çarpmayı engellemek için piston boyunu kısalttık..
    • piston boyu kısaldığı için azalan gücü geri kazanabilmek için, hava çıkış deliğini daralttık
    • daralan delikten ötürü, pistona-yay'a uygulanan karşı kuvvet arttığı için pistonun üst noktaya ulaşması mümkün olmayacağından, yayın gücünü arttırdık, ağırlığı arttırdık..

    Bir daha özetlersek pistondan hasıl olan çarpışmayı ve bundan ötürü olan isabetsizliği bertaraf etmek için..
    pistonu kısalt- hava transfer portunu daralt - yayı güçlendir..

    piston belki yine çarpacak, ama son noktaya ulaşana kadar bizim saçmanın namluyu terk etmek için biraz daha vakti olacak, ve dengeleri olumlu ölçüde bozacak sanki..

    Bu yumşatma yine de çapışmadan evvel saçmanın namluyu terk etmesini sağlamayacaktır.


    peki gövdeyi uzatsak, yada pistonu kısaltsak
    yoksa çarpışma noktalarına gelmezse piston yeterli basınç oluşmuyormu ki acaba, ondan böyle bir hava sıkıştırma tercih edilmiş ?..
    gücü belirleyen o kısa andaki son sıkışma olsa gerek galiba.. doğrumudur ?

    evet İsmail kardeşimiz de, yani ''civciv nickli arkadaşımız'' da olayın heyecanında şu an.. ortaya bütün samimiyetiyle güzel bişeyler çıkartmak istiyor, başka bir niyeti yok..

    Geçen gün konuştuk kendisi ile,.. sadece fikirlerini forum ortamında paylaşmak ve bilgi alıverişinde bulunmak istediğinden bahsemişti.

    Ama burası forum, yani herkese açık bilgiler olsa da; burada bazı projeler gerçek anlamda parasal kar-zarar hesabı üzerinden gerçekleştirildiği için, her bilgiyi herkesten almamızın bazen mümkün olmadığını, bununda aslında normal olduğunu konuştuk, anlayışla karşıladığını düşünüyorum son mesajlarımızdan sonra..

    İsmail kardeşim'e tavsiyem yeni bir konu üzerinden; fikirlerini ve yapmak istediklerini yine forumun gücünü kullanarak geliştirmeye çalışması.Umarım kendisi de, diğer arkadaşlarımız gibi başarılı sonuçlar alacaktır ..

    Herkese kolay gelsin ;)

    evet bu hatırı sayılır bir tesir yapacaktır lakin kuvvet ve menzil ile alakalı bir muvafakiyettir. Çırpınmaya ve Çarpmaya mani olmak yahut, çarpma işini yumşatmak hiç bir şeyi değiştirmeden dahi isabete yaklaşmayı sağlayacaktır, mesela pistonun gelip çarptığı yere ( silindirin sonuna bir yerlere ) 4 - 5 mm kalınlığında conta şeklinde bir ayakkabı keçesi koymak mümkündür.


    çok güzel hocam, eyvallah..
    neden olmasın ki, belki tahmin edilenden daha başarılı olabilir..
    peki bu çarpışmanın gerçekleştiği son nokta üzerinden devam edersek olaya, ve azıcık geliştirirsek..

    misal; bu bölgeye piston contasının çalışmasını engellemeyecek bir dizaynda, çok daha güçsüz, ama keçeden daha güçlü-daha absorbe edici bir yay konulsa.. ve o son anın bir kısmı bu şekilde telaffi edilse..
    .......


    geliştirelim bu son anı hocam; güzel şeyler çıkacak sanki ;)

    - Benim buradaki teklifim; kuvveti arttırarak saçmanın namluyu terk etmesinden sonra pistonun silindire çapmasına ve haliyle çırpınma hadisesine mani olmaktır. Tabii dir ki bu da isabet manası taşır.

    yani daha saçma namluyu terk etmediği için,piston içersinde yaydan daha kuvvetli bir havamız halen olmalıki.. piston contası son noktasına erişmeden yani çarpma oluşmadan saçma namluyu terk etsin diyorsunuz..

    öyleyse iyi bir hesap kitap yapılmalı galiba hocam; yayın gücü, piston- hacmi, içerde biriken havanın hacmi-karşı kuvveti, bu arada transfer deliğinden eksilmeye devam eden havanın miktarı, namlu boyu, namlu iç hacmi gibi değerlerden elde edeceğimiz bir veri lazım..

    ki deneme yanılma yolu çok uğraştırıcı olabilir herhalde..

    ama mevcut durumdaki tüfeklerimizde bu durum dediğiniz gibi galiba, daha tetik düşer düşmez piston contası karşı duvara temas ediyor muhtemelen.. ortaya çıkan isabetsizlik, ki locktime olarak uzun bir tüfekse bu durum daha belirgin olarak ortaya çıkıyor galiba...

    yanlız şu namlu teorisi çok güzeldi.. acaba tüfeğin geri kalan (piston-hacmi,yay v.s) kısmına hiç müdahale etmeden, işe namlunun başlangıç kısmından mı başlanmalı.. belki aynı hacim-güç ile sadece namludaki bu düzenleme ile en başta belirttiğiniz çarpma v.s. önüne geçilebilirmi acaba..?

    Bugüne kadar hiç ayakta atış yapmadığımı farkettim.. enteresan..
    Oturarak yada diz çökerek,( yatarak saymıyorum bile) yapılan atışlarla alakası yokmuş..

    Gerçi yine atışların hemen öncesinde pompa kullanımından kaynaklı ciddi bi efor harcamıştım ama olsun, ilk çalışma öyle yada böyle kayıt altına alınmalı dedim kendi kendime, ve tüm cesaretimle şu kötü atışları bu günlüğe kaydediyorum.. ;tacli#

    yanlız pompanın etkisimidir nedir, daha 2. atışta tüfek o kadar çok ağır gelmeye başladı ki.. Hakikaten zormuş, bu anlamda özellikle bugüne kadar müsabakalara katılan arkadaşları sonucu ne olursa olsun canı gönülden tebrik ediyorum..
    Ve bu at-44ler zannedersem hiç öyle müsabık tüfeği falan değil, ya yorulduğum için öyle geldi, yada bu pozisyon için gerçekten çok ağır..

    Aslında bu başlığı açmamdaki en önemli etken, sevdiğim ve hobi olarak gördüğüm halde; ciddi anlamda atış yapacak zamanı kendime ayıramıyorum, belki aylar olmuştur ilk defa geçen gün aldım tüfeği elime.
    Oysa keyif alıyorum güya :huh:

    Forumun ve sizlerinde etkisini kullanarak bu işi böylece daha disiplinli bir hale getirmeyi umuyorum.. birde, ''hani bir başlık açtık, yarım kalmasın bari..'' psikolojisininde etkisi ile, umarım daha disiplinli bir şekilde şu keyif aldığım uğraşıyı daha başarılı hale getirebilirim.. deyip.


    -1. GÜN-

    ATIŞ NO : 1
    MESAFE : 12 metre
    PELLET : gamo pro hunter 7,56gr.
    ATIŞ ŞEKLİ : ayakta desteksiz
    HEDEF ÇAPI: 11 mm
    TÜFEK : At-44


    bakalım şu atış kağıdına ne zaman sonra full çekeceğiz ;)

    Kendi adimada stoeger atac testimden sonra bu nitro pistonda beni neler bekliyor merak ediyorum.
    Atac in iki kati fiyata sahip.ona keza gercekten kaliteli urun uretmis benjamin.namlu kalinligi muhtesem gercekten.cok gosterisli.
    Piknikte deneyip gruplari tahribati tepmesi ...vb... Merak edilen konulari paylasicam insallah.

    eyvallah kardeşim..işte zaten tecrübenin kıymetide burdan geliyor herhalde..emek,zaman,para v.s. her şey var tecrübenin içinde..

    bu arada chrono da olursa tadından yenmez..

    bende merakla bekliyorum açıkçası..
    şimdiden teşekürler.. :thumbup: