valibey tarafından yazılan gönderiler

Lütfen Resim Paylaşımlarınızı Galeri Üzerinden Yapınız. Ek Dosya Yükleme İptal Edilmiştir..

Bizimle Paylaşmak İstediğiniz Resimlerinizi Galeri Dışında Link Olarak Vermek Yasaktır. Galeriye Nasıl Resim Yükleneceğini Bilmiyorsanız Lütfen Konumuzu İnceleyin Buradan Açtığımız Konuyu Ziyaret Edebilirsiniz.

    bu arada hobinin üstadlarından değerli yorum ve tavsiyelerini bekliyoruz...


    daha sonra sorarım dedim ama, dianadaki sisteme benzer (ordakini tam bilmiyorum ama) tepme ile alakalı salınımı belli sınırlar içersinde tutmaya çalıştığım bir şey tasarlamaya çalışıyorum, bizdeki emektar bu iş için biçilmiş kaftan, ilaveler,kaynak v.s. problem değil..
    uzun lafın kısası bu anlamda projeleri olanlar varsa; onlarıda beklerim hani ;)

    Aslında şimdi düşününce, moderatörle tümleşik air stripper da yapılabilir.

    Aslında bu konuyu ''Gepard'' nickli arkadaşımla konuşmuştuk.. Yani bana anlattığı, düşündüğü bir projeydi ve bizde sıradaki projelerin arasında katalım deyip, öyle kararlaştırmıştık, şimdilik bekletiyorduk.. ;)
    Olumlu etkileri olabilir..


    Ama şu namludaki olay nasıl olur acaba?..

    Arkadaşlar mevcut yaylı tüfeği toparlamayı düşünüyorum, yay ve piston contası mevzu bahis bile değilde.. belki daha başka tepme ile ilgili modifiye çalışmaları olabilir, o konuda ilerde sorularım olabilir..
    Ama an itibari ile kafamda şöyle bir düşünce var, namlu ucunun yapısı farkettiğimden beri hoş durmuyor, muhtemelen zaman zaman dağılan gruba en büyük etken burası..

    Namlu ucu crown'a ilave olarak, arkadaki basıncın crown'dan hemen sonra namluyu terk etmek üzere olan pelete bir olumlu katkı sağlarmı diye, crown bildiğimizden daha derinde olacak ve namlu ucunda kalacak bu boşluğa tümleşik, bir airstriper düşündüm..

    gerekliliği üzerine yada bu doğrultuda başka fikirleriniz varsa, yorumlarınızı bekliyorum..

    Teşekkürler;
    Ferhat.

    bende üzüldüm, inşaallah gönlüne göre olur herşey..

    ama acaba birde bu işin planlamasında sorun olabilirmi..
    sizin guruba ilave, bir sonraki yıl, yeni mezunlar. yada önceki bekleyen mezunlara ilaveten sizler belkide..
    Bu sayı böyle çoğalıp gidiyor anladığım kadarı ile..

    yani sürekli, mezun veren ama bu mezunların istihdamı karşılanamayan garip bir döngü..

    ya akademik olarak kariyer hayatına devam edecek insan, ya gönül vermiş olarak bu alandan maddi çıkar gözetmeden kendini geliştirmeye devam edecek bilimsel çalışmalar v.s.

    ve daha olmadı bütün bu özveri dolu çalışmaların arasında daraldıkça; tam bir rahatlık içersinde aşağıdaki dizeleri mırıldanacak ;)

    Açılır bahtımız bir gün hemen battıkça batmaz ya.
    Sebepler halk(yaratır) eder Hâlık(Yaradan) kerem(cömertlik) bâbın(kapısını)kapatmaz ya.
    Benim Hakk'a münacâtım rızk için değildir hâşâ
    Hüdâ rezzâk-ı âlemdir rızıksız kul yaratmaz ya (cümle âlemin rızkını veren Allah, rızıksız kul yaratmaz ya)


    ama tüm bunlara rağmen hayat devam ediyor ; aş lazım, eş lazım..
    işte bu sebeple; branşın hatta eğitim aldığın sektörün dışında başka işler yapmak zorunda kalacaksın..

    Bu mezun olan tüm kardeşlerim için geçerli..

    İşte bu noktada; atıyorum, ülkede yeterli Matematik öğretmeni var ise, hatta bunlara ilaveten atama bekleyen matematik mezunları varsa, ve eğer kişi aşkla sevmiyorsa matematiği, bence başlangıçta başka bir alana yönelmek zorunda olduğunu görmeli..ve buna göre karar vermeli..


    mezunlar için ise yapacak bişey yok, bence o işte uzmanlaşmaya çalışmak, MEB'de olmasa bile memleket içersinde farklı eğitim sektörlerinde kendisi için istihdam oluşturmaya çalışmalı..

    Yani bu sistemde aslında en zoru, doğru tercih yapabilmek, kazanmak sorun bile değil bana göre..

    ....

    Size dönersek, hayat meb'le sınırlı değil. Kendini alanında ve hatta eğitim gördüğün alan dışında da geliştirmeye bak sevgili kardeşim..
    Aynı sıkıntı tüm sektörlerde, alanlarda da var..


    Uzun lafın kısası; bizi neden tercih etmeliler sorusuna cevap olacak nitelik ve nicelikler kazanmaktan başka çare yok şu hayat yarışında ;)

    Şimdiden başarılar dilerim... ;tacli#

    An'dan içeru bilmem nideyim, demiş.. arkadaşlar.. ne güzelde söylemişler..
    Farklı enstrümanlar, farklı karakterler ve farklı duygular ile..

    farklı enstrümanlar, farklı karakterler diye düşününce videoyu izlerken; bizim burası geldi aklıma, paylaşayım dedim..
    Aslında olayı güzel yapan da bu farklılık galiba, kimbilir..

    Harici İçerik www.youtube.com
    Dış kaynaklardan gömülen içerik, izniniz olmadan görüntülenmeyecektir.
    Harici içeriğin etkinleştirilmesi yoluyla, kişisel verilerin üçüncü şahıs platformlarına aktarılabileceğini kabul edersiniz. Gizlilik politikamızda bununla ilgili daha fazla bilgi verdik.

    sivil polis onlarrr

    Allah Allah, hiç ihtimal vermezdim..bi keresinde o kadar ısrarcıydı ki, o kötü çayı içmeden kurtulamıyacağımı anladım :D


    sende değerlisin hocam bizim için

    bu arada bu bensem eğer çok teşekkürler ;tacli# .. iltifat etmişsiniz zira.., yok değilsem yinede teşekkürler o değerli arkadaşım adına :)

    ve aynı şeyler sizler içinde geçerlidir demeye gerek yoktur ki, bilen biliyor zaten sizleri hocam..
    Allah razı olsun..

    Yanlış düşünüyorsun Yasin.. sen katıl yarışmana, benim öyle bir derdim yoktu, ama bunu anlamamakta ısrar edildi nedense..

    ......
    Konuya dönersek başıda sonuda saygısızcaydı.., .

    konuyu dahada uzatmak anlamsız, siz yazdıkça bu mesajı alıntılayacağım, ki forumdaki tüm arkadaşlar görsün..


    Bunu ne kadar çok tekrar ettiniz bu konu içersinde..
    bütün üzümler sizin olsun..
    sonra niye dövelim bağcıyı, bi üzüm ondamı var sonra, olmadı gider başka yerde yeriz üzümü...

    gereksiz bir konu olmuş anladığım kadarı ile..

    Madem forumun geri kalanının düşünce ve fikirlerine saygınız yoktu, ve onlara ''kendini bilmez güç delileri..'' bile diyecek kadar alçalacaktı bu seviye.. ve farklı fikirlere kesinlikle tahammül edemiyecektiniz,..

    keşke hiç açmasaymışınız bu konuyu da özelden bildirseymişsiniz.. yabana o kadar insan öneride bulunuyor halen daha bütün iyi niyeti ile..
    halen mesajları muazzam organize bir şekilde beğenmeme butonlarına tıklıyorsunuz, organize cevaplar veriyorsunuz, belkide hiç okumadan..

    boşuna zaman kaybı bir konu..

    ve dedik ya saygısızlık diz boyu..

    bağcıyı dövmek olabilir, üzüm yemek değil

    Bunu ne kadar çok tekrar ettiniz bu konu içersinde..
    bütün üzümler sizin olsun..
    sonra niye dövelim bağcıyı, bi üzüm ondamı var sonra, olmadı gider başka yerde yeriz üzümü...

    gereksiz bir konu olmuş anladığım kadarı ile..

    Madem forumun geri kalanının düşünce ve fikirlerine saygınız yoktu, ve onlara ''kendini bilmez güç delileri..'' bile diyecek kadar alçalacaktı bu seviye.. ve farklı fikirlere kesinlikle tahammül edemiyecektiniz,..

    keşke hiç açmasaymışınız bu konuyu da özelden bildirseymişsiniz.. yabana o kadar insan öneride bulunuyor halen daha bütün iyi niyeti ile..
    halen mesajları muazzam organize bir şekilde beğenmeme butonlarına tıklıyorsunuz, belkide hiç okumadan..

    boşuna zaman kaybı bir konu..

    Şurada hata yapıyorsunuz, bu bir FT müsabakası.. tüm havalı silahları ve ekipmanları zaten kapsamıyor..

    Neredeyse daha dün diyebiliriz, Karagölde kuralları belirlerken o zaman da böyle düşünmüyormuydunuz?..

    Bence o zamanda böyle düşünüyordunuz, ama imkanlar dahilinde uygun kategoriler oluşturmak daha güzel ve mantıklı olacaktı, ve oldu da bence, katılımcı sayısı, bunun basına yansıması v.s.
    ve bu sebeple biçok insan havalı silahlarla tanıştı- ft ile tanıştı..

    bu anlamda emeği geçen herkese teşekkürler..

    Şimdi neden halen genel anlamda imkanlar-şartlar oluşmamışken bu katılımın, hevesin, talebin önünü kesecek (katılımcı sayısı önemli değil yazılmıştı ilk başlarda ona istinaden..) bir kural tercih ediliyor..


    Bence zamanı değil, kimse hazır değil doğru düzgün..

    Ankaradaki yarışmada, neden coşkulu ve kalabalık geçmesin, yine basın-medya kullanılarak bu hobiye teşvik devam ettirilmesin... Bu hobinin resmi olarak kabul edilmesine bir fayda olarak kullanılmasın..

    Ben başından beri dedim; doğru bir karar ama zamanlaması yanlış..

    Ama yapacak bişey yok, bu yarışma sizin siz nasıl isterseniz öyle olacak, ve dediğiniz gibi isteyen gelir, isteyen gelmez..


    Yoksa, Ankara'dan arkadaşlarımız çıkmış kendilerine ve diğer arkadaşlara yarışma imkanı hazırlamışlar, herhangi birimizin bu durumdan ne rahatsızlığı olabilir ki.. oradaki yarışmayla ne derdi olabilir ki insanın..
    Mesele bu düzenlenmesi planlanan yarışmanın bahanesi ile gidilen sürecin zamanlamasıyla alakalıydı bana göre...

    Federasyon nereden çıktı yahu?

    sizin üst kurul adı altında bir başlıkla açtığınız konudan çıkmıştır herhalde.. orada aciilen seçim yapmalıyız diyordunuz ya, herhalde öyle bir algı oluşmasına sebep oldu bu konu..


    Hazır konu açılmışken;
    Aklıma da şimdi geldi zaten.., acaba seçimde sadece yarışmaya katılanlarmı oy verecekler, yoksa hepimiz oy verebilecekmiyiz..nasıl olur acaba bu seçim süreci.. ?

    merak ettim şimdi..