Hepinize teşekkür ederim. Allah herkese gönlünce , Gönlüne göre versin.
Bir silahı çok isteyipte alamamanın ne demek olduğunu iyi bilirim. 88-89 yıllarıydı ilk havalı tüfeğimi para biriktirerek almıştım. Yandan kurmalı Sarsılmaz marka bir tüfekti. 1 sene içinde bozuldu. Yayına klavuzluk eden plastik parça kırıldı. Arkasından da yayı kırıldı. Bir türlü yaptıramadım. Aldığım yere gitsem de (Sarsılmaz Silah'tan almıştım) Silahın parçasının olmadığını söyleyip beni başlarından savmışlardı. Kendim uğraşıp tahtadan bir yay klavuzu yapıp birde Tahtakale de bir havalı silah tamircisi bulup ona yay çektirip silahı çalışır hale getirmiştim. Ancak bu sefer de yayı çok kalitesiz olduğundan tüfekten iyice soğmuştum. Bu silah beni kesmiyordu.. O zamanlar internet yoktu. Birisinde Diana Marka havalı tüfeklerin kataolğunu görüp Dianalara aşık olmuştum. O zamanlar Mod 350 v Mod 54 yoktu. Diana'nın top modeli Mod 48 ve Mod 52 idi.. Bu arada yıl 1995'e geldi. Aklımda hala Diana 52 vardı. Üniversite bitmiş, Askere de gidip gelmiştim. 1995'ten 1998 yılında kadar Diana alabilmek için para biriktirdim. Ancak Hala Diana 54'ten haberim yoktu. Neyse Karaköy Meydan av'a gittim. Baktım vitrinde bir silah (diana 52 sandım) sordum ne kadar diye.. Dediler o Diana 54. ee dedim ne farkı var 52'den . Dediler o geri tepmesiz en son model. Ne kadar dedim (o zamanlar Mark tedavüldeydi ve Euro daha doğmamıştı.) 1100 DM fiyat dediler.
Üstümde de 900 DM falan var ama yanımda müşteri çeki var iki tane onlarla 1000 DM falan anca çıkıyor. Neyse adama durumu anlattım ve dedim ki hemşerim bütün param bu. Uyarsa ver silahı. Ve aldım...
Yani o zamanlar PCP falan 'P' si bile yoktu ve ben Diana 54 alabilmek için 90'dan 98'e kadar 8 sene beklemiştim. Ve Her gün bu silahı en az bir kere aklımdan geçirip düşünerek...
