Selçuk tarafından yazılan gönderiler

Lütfen Resim Paylaşımlarınızı Galeri Üzerinden Yapınız. Ek Dosya Yükleme İptal Edilmiştir..

Bizimle Paylaşmak İstediğiniz Resimlerinizi Galeri Dışında Link Olarak Vermek Yasaktır. Galeriye Nasıl Resim Yükleneceğini Bilmiyorsanız Lütfen Konumuzu İnceleyin Buradan Açtığımız Konuyu Ziyaret Edebilirsiniz.

    3 Mart pazar günü Çorluda buluşmada tüfeğimi ilk kez kullandım.
    Gerçekten muhteşem tüfek. :!:;tese;kkur;d;;d;;d;
    Dürbünsüz atışta pek bir şey anlamıyorsunuz.
    Çünkü göz gez arpacık hedef olarak baktığınızda yaklaşık 45 mt de a4 kağıdının yarısını kapladığıdan atış sağlıklı olmuyor.
    Ama bir şey dikkatimi çekti.
    Gez tertibatının maximum yüksekliği arpacığın yüksekliğine anca geliyor.Onun için gezin ayar vidasını tamamen sökerek kullandım.
    Hiç hedef kaçırmadım desem yeri var.Dürbünsüz atışların en keyiflisi yaklaşık 70 mt deki 20kg lık yağ tenekesiydi.(çünkü dürbünsüz atışta ancak ona atış yapılabiliyor.)
    Ama tüfeğin gücü gerçekten ürkütücü.Bulunduğumuz yerdeki sundurmanın yan saç duvarına tek atış yaptım.Gerçekten saç da delik açmaya bire bir.Yaklaşık 10 mm çapta deldi geçti.
    Ama bu gücü izleyebilmek için mutlak ve mutlak olarak bir dürbün şart.
    Şu an için dampa ayağıda aldım ama hala dürbün alabilmiş değilim.

    Tabiiki satan arkadaşlar var ise pm den mesaj atarlarsa görüşebiliriz. :thumbdown:

    Gönül ister ki hatsan kendini toparlasın,ama görülen o ki iki yıldır bu sitede yazılanlara bakıyorum bir arpa boyu yol bile alamamış.
    Üstüne üslük
    ''Mustafa Serdar'ın dediği gibi:
    Zaten 8 - 10 ülkede satılıyor ve o ülkelerdeki airgun forumlarında da tartışılıyor ve hepsinde de ortak kanı Türklerin çinden bile kötü mal ürettiği yönünde ve artık son zamanlarda ölçüyü kaçırıp tüm Türk insanına yansıtıp Türkiyede kaliteli havalı silah üretilemez diyorlar,)

    Umarım Mustafa bey bu yanlış kanıyı üreteceği tüfeklerle silecek ve Türk insanının neleri başaracağını dünyaya kanıtlayacaktır.
    ;director; Mustafa bey: Bu iş artık farz oldu. ;d;

    Herkes beklemede. ;grin;

    küçük vidayı sökerek ana vidayı ayarlamaya çalıştım ama mümkün değil yarinden kımıldamıyor gördüğün gibi vida kafası neredeyse yalama oldu.ya fabrikaya gidecek yada matkap!!

    saygılar

    Bu cıvatayı kuyumcuların küçük pürmüzleriyle lokal olarak ısıtabilirseniz sanırım sökülür.
    Ama nar gibi kızartıp çıkartacam diye zorlamayın tüfeğin meneviş boyası bozulabilir.
    Dikkatlice yapılırsa sökülür.(ama sadece cıvata ısıtılmalıdır) :thumbdown:

    Selçuk ayrıca W-Patriot'un açılışını da yapmış oldu. (Selçuk'dan çok kızı attı bu arada). Büyük ihtimal yarın sabaha sağ kolu tutulmuş kalkacak.

    Polat abi kolumun tutulacağını söylüyorsun ama Allahtan tutulma veya ağrı şeklinde bir sıkıntım yok. ;grin;
    Demekki dün zorlamaları dozunda bırakmışım. ;şrofls;.

    Kısaca dün epey zamandan sonra bir araya gelmek oldukça keyifliydi. x;.z
    Hava gerçekten mevsime göre muhteşemdi.
    Webley Patriotumun da keyfine varmaya çalıştım ama tüfeği kurmak hakikaten beni epey gerdi. ;confused;
    Bu arada PCP tüfeklerin de rahatlığını benim tüfeği her kuruşumda çok daha iyi anladım.
    Birde tüfeğimde şu an dürbün olmadığından 45-50 mt deki A4 kağıdına nişan alıyorum arpacık A4'ün yarısını kaplıyor. :!:
    Gel de sen burada hedef vur. ;confused;
    Tüfek için dürbün almak farz oldu. 8o
    Polat abi'nin fx'i Fatihin Modifiyeli HW100'ü ve Aytapfa'nın AR6 sı gerçekten bir şölen gibiydi benim için. 8o
    Dün her şeyiyle çok güzel bir gün dü. ;keyfs;
    Ayrıca PCP tüfeklerini benimle paylaşan üç arkadaşıma da teşekkür ederim. g;$i:thumbdown:
    Umarım ilerleyen günlerde bu buluşmayı tekrarlarız. :thumbdown:

    Konu başlığına bakarsanız iyi bir nişancı olmaktan söz ediliyor.
    İyi bir nişancı olabilmek koşarak da atış yapabilmektir.
    Sivilde bizleri koşturacak tabiiki bir şey yok.
    Ama bir kez olsun denemenizi tavsiye ederim.
    Burada deminden beri vurgulamaya çalıştığım, koştuktan sonra nişan almaya çalışırken nabız atışlarının nişan almayı nasıl engellediğini anlatmaktı.
    Bunu canlı olarak yaşamak isteyen arkadaşlarım varsa şöyle deneyebilirler.
    Önce nabız atışlarının yükseleceği kadar bir süre veya mesafe koşmaları.
    İkinci olarak yatarak desteksiz bir şekilde tüm atış gereklerine göre atışlarını yapmaları.
    Atışlarını her zaman rahat vurabildikleri bir hedefe ve mesafeye yapmaları.
    Aradaki farkı hayretle göreceklerdir.

    Not:Burada bu sitede hiç bir yazışma gerginlik yaratacak seviyeye çıkamaz.Kimsenin endişesi olmasın.
    Burada amaç bilgi ve tecrübeleri paylaşarak hoşça vakit geçirmektir. :thumbdown:

    Selçuk bey nefes tutmak ile nefes kontrolü(Atıcılıkta nefesi terbiye etmek diye bir şey var)arasında fark vardır.Özür dileyerek nefes kontrolünün ne demek olduğunu bilmediğinizi düşünüyorum,aksi halde ''nefes kontrolü de yapsan hiç bir işe yaramaz''cümlesini kurmazdınız diye düşünüyorum.


    Nefes kontrolünün ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.
    Cümlem de son derece doğru.
    Benim tek söyleyeceğim koşup da atış yaptığında nefes kontrolü hiç bir işe yaramaz.
    Bunu yaşamadığınız çok açık.
    Ben bunu yaşayarak öğrendim.
    Kendinizde deneyin ne kadar haklı olduğumu göreceksiniz.

    Bence en önemli eleman nefes kontrolüdür.Mesafe uzadıkça hayati önem taşır...Hedefi ne kadar iyi görürseniz görün,adresi nefes kontrolünüz belirler.

    Koşarak gel,atışı yatarak destekli yap,nefes kontrolü de yapsan hiç bir işe yaramaz.

    Nedenine gelince nabız atışıyla birlikte namlu ucundan 200 mt'ye baktığında bir minare boyu zıplamayı görürsün.

    Burada dikey serbest salınım esnasında vuruş gerekir.
    Başka hiç bir şekilde vuramazsın.
    Nefesini tuttuğun anda namlu yukarı aşağı dans eder. :thumbdown: