eblemis tarafından yazılan gönderiler

Lütfen Resim Paylaşımlarınızı Galeri Üzerinden Yapınız. Ek Dosya Yükleme İptal Edilmiştir..

Bizimle Paylaşmak İstediğiniz Resimlerinizi Galeri Dışında Link Olarak Vermek Yasaktır. Galeriye Nasıl Resim Yükleneceğini Bilmiyorsanız Lütfen Konumuzu İnceleyin Buradan Açtığımız Konuyu Ziyaret Edebilirsiniz.

    Keyifli bir gün geçirdik her zamanki gibi. AnkaraTeam iki kişi bile olsa organizasyonunu yapıyor, buluşmasını gerçekleştiriyor.

    Ben bugün yaya olduğum için tüfeği yanıma alamadım. Hliyle bütün atışlar Erdem abinin Raider'ı ile yapıldı. Yalnız atışlar esnasında değişken yönlü bir rüzgar vardı. O yüzden biraz dağınık oldu.

    ve sonuçta başarı elde etmişseniz önemli olan odur

    ;d;;d;

    Kesinlikle katılıyorum. Modifikasyon amaçlı oldukça yaratıcı ve cesur bir fikri uygulamaya koymuş olmak bence takdire şayan. Sonuç berbat olsaydı bile amaca giden her yol mübahtır. Yaratıcı fikri ve silahını kullanılmaz hale getirme pahasına bu fikri eyleme dönüştürmedeki azim ve cesareti için "derman" Ahmet Bey'i tebrik ediyorum.

    Erdem abiye kesinlikle katılıyorum. Paintsign'ın bize sağladığı imkanlar ve dostluğun karşılığını tesise kendi tesisimizmiş gibi(ki zaten öyle sayılır) davranarak, temizlik ve güvenliğe azami ehemmiyeti göstererek vermemiz gerek. Bize basit gibi görünen file bile paintball toplarını durdurabilecek yapıda olması için özel olarak üretilen ve oldukça pahalı bir malzemeymiş. Bunun gibi bize zarar gibi görünmeyen şeyler tesis için zarar olabiliyor. Bunu sürekli aklımızda tutup atışlarımızda hedeflerimizden başka hiçbir şeye zarar vermemek konusunda elimizden geldiğince hassas davranmalıyız.

    eblemis kardeş tabiki mod 95 le degil onunla atış yapmak diil elime bile almam mod 95sahibi arkadaşlar alınmasın

    Öyle olduğunu bildiğim içim özellikle sordum aslında. Grupman yapmaya çalışan arkadaşlarımız yeteneklerinden şüpheye düşüp motivasyonlarını kaybetmesinler diye.
    Mod95 için hiç de fena bir grupman değil.


    hatsan'ın bazı ürünlerini jsb'ye yaptırdıgını biliyorum internet sayfasında öyle yazıyordu.

    Yanlış hatırlamıyorsam Hatsan JSB'ye değil de H&N'e üretim yaptırıyordu.

    Paylaşımda bulunmanız çok hoş ancak yazılarınızda dilbilgisi ve noktalama kurallarına biraz daha dikkat ederseniz çok daha iyi olur.

    Bu arada 6.5mm peleti 5.5mm namluya nasıl sığdırıyorsunuz, zorlayarak mı?

    Aldığın parça sizin silahına ait değil ve civatadan falan da bahsettiğine göre bu parçayı satan kişi de havalı tüfek dünyasını 10 yıl gibi bir süre geriden takip ediyor.

    Hamzaali'nin işaretlediği yeri gözle muayene et. O parça senin piston keçen. Bir yerinde kesik, yırtık, çatlak gibi birşey görmediğin sürece problemin oradan kaynaklanmıyor demektir.

    Bu arada bir de silahının sıfırlamasını kontrol et. Sıfırlaman bozulmuşsa şişeyi kenarından vuruyor ve o yüzden kıramıyor olabilirsin.

    Olumlu etkisi olabilir fakat 300-400gram kulağa az gibi gelse de gerek artan ağırlık, gerekse öne kayan ağırlık merkezi sebebiyle desteksiz atışları çok zorlaştıracaktır.
    Ayrıca yaylı bir silahta air stripper'ın pek etkisi olmayabilir. Parça elinize geçtikten sonra sonuçları paylaşırsanız seviniriz.


    birde dianayla 60 metre demişsiniz hatsan zaten 60 metrde herseyi vuruyor
    önemli olan vurmak deyilki ; her attığında vurmak önemli benim için
    yani istikrar....

    60 metre dedim çünkü siz de ilk mesajında 60 metre demişsiniz. Ayrıca 60 metreden vurur demedim, grupman yapar dedim ki çok şanslı değilseniz bir Hatsan ile hayal bile edilemez 60 metreden ciddi bir grupman çıkarmak.

    Her attığında vurmak diye iyi demişsiniz ama her attığında neyi vurmak? Hatsanla 60 metrede her attığında belki ancak bir portakalı vurabilirsiniz ama bir 97k ile her attığında kesmeşeker vurabilirsiniz aynı mesafede. Hangisinin sizin için yeterli olacağına ise siz kara vereceksiniz.

    yanlis anlasilmasin ama; fan lik konusunda FX ve AA icinde ayni sey biraz soz konusu gibi sanki, siz ne dersiniz?

    Bahsettiğiniz Fan Gruplar bu marka silah sahiplerinin silahları ile ilgili deneyim ve pratik bilgileri paylaşabilmesi için açılmış bölümler. Yani fanatiklik durumu değil. Bakın, hiçbir AA sahibi silahının tüp hacmini bir FX Gladiator'la kıyaslamaz ya da hiçbir Gladiator sahibi silahının AA'dan daha ekonomik olduğunu iddia etmez. Fakat Hatsan sahipleri bunlara benzer iddialarda bulunuyor, en iyi silahın kendilerininki olduğuna inanıp bunu başkalarına kabullendirmek uğruna tartışmalara giriyor. Biz bu kişilere işin doğrusunu izah ettiğimizde ise adımız Hatsan düşmanına çıkıyor. Bir insanı söz ve davranışları mı fanatik yapar yoksa üyesi olduğu bir forum grubunun adı mı?
    Örneğin ben HW97k hastası biriyim. Ama ne oluyor, insanlar isabetli ve güçlü yaylı tavsiyesi istediğinde Diana almalarını tavsiye edebiliyorum. Hatsan fanatiklerinin tavrı ise: "Dostum geçen Hatsan aldım mod125 100 metrede yağ tenekesin önlü arkalı delip geçiyor servisi de mükemmel pahalıya para bayılmaya ne gerek var canavar gibi silah işte al bak keyfine"
    Bunun adı yanlış yönlendirmedir, manipülasyondur ve asıl fanatiklik benim gözümde budur.

    Fakat benim bu marka silahım olmasına rağmen övmek, yüceltmek gibi bir niyetim yoksada okuduğum yorumlar içerisinde yorumu yapanların imzalarında bi çoğunun mevcut hatsanı olmadığını gördüğümden ve olumsuz yorum yapmalarından dolayı kesin olmayan böyle bir kanıya kapıldım.

    İmzalar belirleyici bir etken değil bu konuda. Mesela benim imzamda yalnızca Webley Raider10 HT(Hatsan üretimi) var fakat Gamo CFX, Gamo Shadowsport, Hatsan AT-44, FX T-12, FX Revolution, FX Gladiator, AA S410SL, AA S410B, Weihrauch HW100, Weihrauch HW97k gibi pek çok tüfeği kullandım ve yakından tanıyorum. Hatsan ile ilgili negatif yorum yapan kullanıcılar ise genellikle yaşadıkları sorunlar nedeniyle silahlarını satmış oluyor. Haliyle yorum yapanların imzalarındakilerden başka silahlar hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olmadığını varsayamayız.

    Umarım çoğu Hatsan kullanıcısının karşılaştığı sorunlar ile siz de karşılaşmazsınız.

    Pelet sert bir cisme çarpıp deforme olduktan sonra uçuş açısını ve hızını fazla kaybetmeden cisimden sekerse türk filmlerindeki silah efektine benzer bir vınlama çıkarıyor. Ama en son yeniden ateş etmiş gibi bir ses neden çıkar bilemiyorum. Bir karton parçasına falan isabet etmiş olabilir.

    Oldukça basit ve güzel bir stop-motion çalışması. Daha güzel bir günde ve fotoğraf makinası ön güverteye yerleştirilerek çok daha etkileyici olanları yapılabilir sanırım.

    İzlemek büyük zevkti, teşekkürler.

    Çok detaylı açıklayıcı bir yazı, teşekkürler.

    Ben teşekkür ederim, faydası olduysa ne mutlu.

    Eline sağlık evren. Düşüncelerini yaptığın çalışmalarla desteklemen ve kanıtlaman bilimsel çalışma niteliği taşıyor. Tamamen metodik ve sonuca yönelik. Raider sayesinde yaptığın deneysel çalışma kafamdaki acabaların netleşmesine vesile oldu. Ben, namlu pelet ilişkisinin isabete etkisinin, sondan bir önceki basamağı oluşturduğunu düşünüyorum. Yivlerinin dönüş oranı ve namlu çıkış hızının optimum bir değerde en iyi isabeti vermesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu test edecek imkanlarım olmadığından şimdilik kafamdaki soru işareti bu konu. Son basamak olarakta; pelet arkasından yüksek basınçla boşalan havanın yönünün değişmesini sağlayan mekanizmayı görüyorum. Yazılarını görmek her zaman keyif veriyor :) :D :D

    Teşekkür ederim İlker abi, elimden geldiğince paylaşımda bulunmaya çalışıyorum. Bazen yazıyla laf anlatmak çok zor geliyor ama üşenmediğim zamanlarda uzun uzun yazabiliyorum böyle arada. ^^

    Namlu çıkış hızının dönüş oranı ile ilişkisi üzerine bir fikrim yok fakat özellikle diabolo şekilli yani etek ve kafa formundaki peletlerle yapılan atışlarda 1050fps üzerindeki "transsonik" hızlarda pelet önüne yığılan ses dalgalarının pelet üzerinde oluşturduğu ters kuvvet sebebiyle isabetin bozulmaya başladığını biliyorum. Yani evet, daha yüksek hız her zaman en iyi sonucu vermiyor, silahına göre değişken bir optimumu var.

    Bu konu hakkında başka bir başlık altında yazdığım yazıyı Mustafa Serdar abinin de rica ve onayı ile ayrı bir konu haline getiriyorum. Konu hakkında sorusu olan arkadaşlar varsa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışacağım.

    Havalı tüfek konusunun uzmanı olduğumu söyleyemem fakat havalı tüfeklerle ilgili uzun süredir özellikle yabancı kaynaklarda araştırmalar yapmaktayım ve çoğu AirForce gibi ünlü üreticiler ve yöneticileri tarafından kaleme alınmış pek çok yazı okudum.

    Çok okumak iyidir derler fakat bu bilgilerin benden başkasına faydası olmayacaksa bu forumda bulunuyor olmanın da bir amacı kalmayacaktır değil mi?

    Bir süredir gözüme çarpan ve aslında yeterli bir açıklamayı da gerçekten hakeden bir soru var:

    "Bir silahta namlu çıkış hızı stabilitesi ve iyi bir namlu dışında isabetlilik üzerinde etkili olan ne gibi faktörler yer alır?"

    Öncelikle "iyi namlu"nun ne olduğunu ortaya koymek gerekir. "İyi namlu" izafi bir kavramdır. Pek çok üreticinin namluları iyi namlu olabilir fakat tüm "iyi namlu"lar aynı kaliteye sahip olamaz. İki namluyu kıyaslarken aslında kullanıcı imkanları ile uygulanabilecek hiçbir bilimsel yöntem bulunmamakta. Lothar Walther bile bir namlunun kendi üretimi olup olmadığını belirlemek için namluyu fabrikasında tetkik etmesi gerektiğini söylüyor. Hal böyle olunca elimizde ancak namlu kıyası için namludan pelet geçirmek, grupman denemesi yapmak gibi bir kaç iptidai yöntem kalıyor ki bu yöntemler bile pek çok zaman belirleyici olabiliyor. Günümüzde üst seviye sayılabilecek pek çok PCP silahta gerçekten amatör kullanıcılar olarak bizlerin atıcılık kabiliyetlerini aşacak kalitede namlular bulunuyor. Yani çoğumuz örneğin uygun pelet kullanan bir Weihrauch HW100 ile Lothar Walther müsabaka sınıfı namluya sahip bir FX arasındaki farkı belirgin bir şekilde görebilecek kadar iyi atıcılık kabiliyetine sahip değiliz. Kim bilir, ülkemizde bir gün havalı silah atıcılığı İngiltere'de olduğu kadar gelişir de biz de müsabakalarda bu kalitede atıcıları sık sık görmeye başlarız. Ümidim bu yönde.

    Diğer yandan, gerçekten "iyi namlu"lara sahip olan Evanix, Benjamin, Beeman, BAM gibi markaların namluları ile yukarıda dile getirdiğim üst seviye silahların namlularını kıyaslarken de "iyi namlu" tabiri biraz yetersiz kalmaktadır. Evet, bu silahların namluları "iyi"dir. Fakat bu namlulara "iyi" diyorsak söz gelimi bir Lothar Walther ya da bir BSA namluyu "daha iyi" şeklinde nitelemek zorundayız. Kaba bir benzetme ile; Porsche de iyi arabadır(hatta hastasıyımdır ;keyf; ) ama Formula 1'de yarış koşamaz.

    Namlu ayrımına değindikten sonra bir PCP silahta isabeti etkileyen hız ve namlu dışındaki faktörlere gelelim.

    İyi bir namlu iyi isabet demek değildir. Bir silahın isabetli olması için namlu ve hız tek etkenler değildir. Namlu rezonansı, silahtaki tepme ve dolayısıyla oluşan titreşim, şarjör ve şarjör mekanizması, pelet probu, transfer portu, varsa ceket ya da moderatör bir silahın isabet oranı üzerinde doğrudan etkiye sahiptir.

    Peki nasıl?

    Namlu rezonansı:
    Namlu rezonansının isabete doğrudan etkisi olduğu yıllardır bilinen bir gerçektir. Yapılan her atışla silahın namlusunda çıplak gözle görülemeyecek bir rezonans yani titreşim oluşur. Bu rezonansın atıştan atışa değişiklik göstermesi silahın isabet oranını negatif yönde etkiler. Free-floating denen, serbest yani silaha namlu başlangıcından başka hiç bir yerden bağlı olmayan namluların kullanılmasının amacı bu namlu rezonansını mümkün olduğunca serbest bırakmaya ve bu yolla her atışta aynı şekilde oluşmasını sağlamaya yöneliktir. Silaha takılan moderatörler, namlu tutucuları, namlu ceketleri gibi ek parçalar namlu rezonansını etkileyebilir. İyi tasarlanmış ve işlenmiş bir silahta ya free-floating namlu kullanılmış ya da namlu rezonansı başarılı bir şekilde düzenlenmiş ve saydığım ek parçalar ve namlu bağlantıları rezonansta atıştan atışa değişikliğe yol açmayacak şekilde tasarlanıp kullanılmıştır.

    Tepme:
    Tepme miktarı silahın isabetini etkileyebilir. Yine iyi bir silahta bu etki ile genellikle karşılaşılmasa da vasat bir PCP silah yaylı silahlarda olduğu kadar belirgin olmasa da yaylı bir silah gibi farklı tutuşlara farklı tepkiler verebilir. Bu durum ekseriyetle tepmeden kaynaklanır. Bunun dışında bir silahta oluşan tepme her zaman atıcının hissettiği tepme değildir. PCP bir silahta pelet arkasında 150 bar gibi çok yüksek basınçlar oluşur. Bu basıncın anlık olarak oluşup ortadan kalkması silahın mekanik aksamında aynı bir skuba tüpünün dolduğunda büyüyüp boşaldığında küçülmesi gibi bir takım kuvvetler oluşuturur. Silahın mekanik yapısı bu kuvvetleri karşılayamayacak nitelikte ya da bu kuvvetlere her defasında farklı tepkiler verecek yapıda olabilir. Örneğin silahın boltunda bir boşluk olabilir ve pelet probu atış esnasında ileri geri oynayabilir. Bu oynama her atışta aynı şekilde gerçekleşmezse isabet oranı düşer. Yani tepmeyi atıcı hissetmese de silahın mekaniği hissedebilir ve silah bu etkiye her seferinde aynı şekilde tepki veremezse isabetsizlik baş gösterir.

    Şarjör:
    Düzgün işlenmemiş bir şarjör silahın isabetini belirgin bir şekilde bozabilir. Bunu ben Raider'ımda bizzat yaşadım ve AnkaraTeam üyeleri de şahit oldular. Şarjör, pelet tutmadan öte, onları namluya girmeden önce şekle sokma, standardize etme gibi bir işleve de sahiptir. Peletlerin etek çapları kafa çaplarından büyük olur ve pelet silahın şarjöründen geçerken etek çapı da şarjörün çapına düşürülür. Böylece her pelet namluya sürüldüğünde belirli bir standardizasyona uğramış olur. Şarjördeki pelet yuvalarının çaplarının, namlu iç çapı ile uyumlu bir ebatta olması gerekir. Bu yuvaların çapının optimum ebattan büyük ya da küçük olması, isabeti ciddi biçimde etkileyebilir. Şarjörün yeterince küçültmediği peletler namluya sürülürken namlu girişinde deforme olabilir. Şarjörün peletleri fazla küçültmesi durumunda ise pelet etekleri atış anında yeteri kadar şişemeyebilir ve küçülen pelet kafası yiv-setlere tam olarak oturmayabilir ki bu durum da peletin namlu içinde gezmesine yol açabilir. Bunlar dışında şarjördeki pelet yuvalarının çapları aynı şarjör üzerinde farklılık gösterebilir ve bu sebeple silah her atışta farklı çapta pelet atmak zorunda kalabilir. Şarjör deliklerinin şarjördeki indeksleme tırnaklarına göre tam yerinde açılmamış olması da şarjör döndüğünde peletin namlu ile doğru olarak merkezlenememesi ve namluya sürülürken zarar görmesine sebep olur. Bunlar şarjör hatalarından kaynaklanan ve isabeti kötü yönde etkileyen faktörlerdir.

    Şarjör indeksleme mekanizması:
    Şarjör mekanizması şarjörü her seferinde aynı miktarda çevirmek ve her peleti namlu ile tam olarak merkezlemek zorundadır. İndeksleme mekanizması şarjörü homojen bir şekilde çeviremiyorsa bazı peletler namlu ile merkezlenemeyecek ve muhtemlen namluya sürülürken traşlanacaktır. Mekanizmadaki bir tasarım ya da işçilik hatası mekanizmanın şarjörü olması gerekenden fazla ya da az miktarda çevirmesine de sebep olabilir. Bu durumda da peletler namlu merkezi ile hizalanamayacağından, her defasında traşlanarak namluya girecektir.

    Pelet probu:
    Pelet probu iyi işlenmemiş bir silahta prob, namluya sürerken peletlere zarar verebilir, peletin arkasını tam olarak kapatamayabilir, peleti namlu içinde gerektiği noktaya kadar itemeyerek transfer portu üzerinde bırakabilir. Kurma mekanizması ile arasında boşluk olduğu takdirde peleti her seferinde namlu içinde aynı noktaya süremeyebilir ve atıştan atışa daha ileriye sürüp daha geride bırakabilir. Prob tarafından itilerek yiv ve setlere oturup şekil alandıktan sonra atılan bir peletle tetik düşürülerek tüpten bırakılan basınçlı havanın itkisiyle yiv ve setlere oturup şekillenen bir pelet farklı şekilde uçacaktır. Ayıca pelet probu şarjör ve namlu ile aynı doğrultuda çalışmadığı takdirde peletleri namluya sürerken eğip bükme ithimali ortaya çıkacaktır.

    Transfer portu:
    Transfer portu ya da transfer deliği doğru çapta ve şekilde açılmamış ya da iyi işlenmemiş olabilir. Fazla geniş bir transfer portu, peletin namluya sürülürken kısmen port içine düşmesine ve arkadan iten prob sebebiyle transfer portu kenarları tarafından traşlanmasına sebep olabilir. İyi işlenmemiş ve çapaklı bırakılmış bir transfer portu da aynı şekilde namluya sürülen peleti traşlayabilir ki bu hata benimki ile birlikte üç farklı Webley Raider'da karşılaştığım fabrikasyon bir hatadır(Üç farklı silahta karşılaşmadan bu hatayı açıklamak istememiştim ama artık emin olduğum için bu vesileyle bunu da açıklamış olayım). Kendi silahımda transfer portu o kadar çapaklıydı ki bu çapakları temizledikten sonra 50 metrede grupmanlarım en az 3cm küçüldü. Bu çapak ve çap hataları aynı zamanda port üzerinden her geçen peletin traşlandıkça port içine kurşun parçaları bırakmasına sebep olur ve bu parça ya da tozların küçük ihtimalle de olsa atış esnasında valf tertibati içine girerek arızaya sebep olması ihtimalini ortaya çıkarır. Transfer portu o-ringlerinin arasına dolarak o-ringlere zarar verebilir ve kaçaklara da sebep olabilir.

    Namlu ceketi ve/veya moderatör:
    Doğru tasarlanmamış veya monte edilmemiş bir ceket ya da moderatör de isabeti düşürebilir. İçerisinde ki aerodinamik işleyiş düzenli ve doğru olmayan bir moderatör ya da namlu ceketi peletin uçuş yönünü etkileyecektir. Yine doğru monte edilmemiş bir ceket ve moderatör de isabeti ciddi bir şekilde azaltabilir. Bu durumu yine kendi Radier'ımda tecrübe ettim. Ceket içinde namluyu tutan ve ceket tamamen sökülmeden farkedilip yerleştirilmesi imkansız denebilecek bir yüzüğün yanlış konumlandırılmış olması tüfeğin 50 metrede 10 atışı 10cm'den daha fazla yaymasına sebep oluyordu. Bu yüzüğü düzgün monte etmek grupmanları yarı yarıya küçülttü.

    Tetik ayarı, hassasiyeti ve stabilitesinin öneminden ise malumun ilanı olmaması açısından bahsetmiyorum bile.

    Burada yazdığım çoğu etken ile kendi silahımda karşılaştım ve uzun süren çabalarım sonucunda pek çoğunu bertaraf etmeyi başardım.

    Peki ne değişti?

    Bu yazıda yazdığım etkenlerin çoğu 50metrede 1-2mm'lik farklar yaratan etkenler olsa da pek çoğunun bir araya gelmesi ile silahın isabet oranı ciddi bir şekilde bozulabilir. Yine kendi silahımdan örnek vererek açıklayayım; 50 metrede 10cm grupman yapabilen tüfeğim yazdığım etkenleri bertaraf etmemle şu anda aynı mesafede 2cm altında grupman çıkarabilmekte. Yalnız şarjör etkeninin bile ne kadar önemli olduğu forumda da konusu bulunan AnkaraTeam puanlı atış yarışmalarının 4.sünde görülebilir. Kullandığım iki farklı şarjörden sorunsuz olanının puan ortalaması 46,33'ken sorunlu olanınki 41,5. Puan olarak az gönüyor olabilir fakat bu ortalamalar arasında kullandığımız hedef kağıdı üzerinde 1,1cm fark var. Yarışmadan sonra da iki ayrı şarjörle yaptığım iki grupmandan hatalı şarjörle yaptığım grupmanın merkezden merkeze ölçümü diğerinin yaklaşık iki katıydı.

    Konuyu bağlarsam; sahip olduğum Raider da LW namluya sahip, S410 da. Yine kullandığım Raider ile AA'nın standart saplamaları yani hız stabiliteleri de oldukça yakın(Chrono ölçümleri forumda mevcut). Yine de AA, Radier'dan kat kat iyi grupman çıkarıyor. Buradan hız stabilitesi ve iyi namlunun isabetlilik için yeterli olmadığını sonucuna rahatlıkla varabiliriz.

    Başlarken söylediğim gibi, konunun uzmanı olduğumu düşünmüyorum. Haliyle kimi hatalarım olabilir. Okuyan arkadaşların ve özellikle üstatlarımızın varsa gördükleri yanlışlıklarıma müdahale etmelerini rica ediyorum.

    Umarım konuyu merak eden, silahıyla sorun yaşayan ya da silah tercihi yapacak olan arakadaşlara yardımım dokunur.