hogo87, merak ettim tüm mesajları okudum. Kelimenin zihinde imgelenmesi konusunda sana kesinlikle katılıyorum. Özellikle Euro-Avro konusunda bu olgu üzerinde çok durmuştum. Halkın kullanmaya alıştığı ve benimsediği bir kelimeyi bir diğeriyle değiştirmeye çalışmanın yapıcı olmadığına inanıyorum.
Öte yandan, "saçma" kelimesi zihinde havalı tüfek imgesini yakmaktan oldukça uzak bir kelime. Öncelikle silahlarla ilgilenmeyen bir kişi "saçma" kelimesini duyduğunda zihninde "saçmalamak"ın kökü olan "saçma" kelimesi öne çıkar. Öte yandan av konusu işin içine girdiğinde balık avında kullanılan bir ağ türü olan saçma ve av fişekleri içinde bulunana kurşun parçaları olan saçma imgeleri havalı tüfek mühimmatından çok daha ön planda olacaktır. Kaldı ki, Türk Dil Kurumu bile "saçma"nın kurşuna karşılık gelen anlamını "Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi" olarak açıklamakta. Dikkat edersen burada kurşun tanesinin küçük ve yuvarlak olduğunun üzerinde durulmuş.
Bu noktada konunun yeni ve Türkçe için özgün bir isimlendirmeyi gerektiren diğer bir boyutu belirginleşiyor. Ateşli ve ateşsiz, bir cismi bir yere fırlatmak mantığına kurulu silahlarda(arapça) kullanılan mermi(arapça), fişek(farsça), bilye(italyanca), ok, vb. mühimmat(arapça) içinde havalı tüfeklerde(farsça) kullandığımız ve benim uzun süredir "pelet" olarak isimlendirdiğim mühimmat benzersiz bir yapıya sahip. Pelet, yapı itibarı ile diğer hiçbir silah mühimmatı ile belirgin bir benzerlik içinde değil. Bir namludan(farsça), bir itki kuvvet kullanılarak atılması dışında tamamen özgün bir yapı ve şekle sahip olan bu mühimmatı diğerlerinden ayıran, özgün bir isimle anmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Tıpkı mermi ile fişeği ayrı isimlerle andığımız gibi.
Bir kelimeyi dile katmak için onun Türkçe olması şartı koymak aslında dile yeni bir kelime kazandıramamak anlamına gelir. Yalnızca mevcut bir kelimeye yeni bir anlam kazandırmak olur. Bilgisayar kelimesi de ilk ortaya çıktığı yıllarda dışlanmış, kanıksanması çok zaman ve çaba almış bir kelime. Aydın Köksal'ın kabul ettirmek için uzun süre uğraş verdiği harika kelimelerden biri. Haliyel, "bilgisayar" kelimesi de ilk ortaya atıldığında insanların zihninde birşey canlandırmıyordu. Onun "kompüter" anlamına geldiğini insanlara açıklamak gerekiyordu. Pek çok kullanıcı tarafından yadırgandı. Fakat bugün asıl bilgisayara kompüter demeye kalkarsanız yadırganırsınız. Dilin devinimi ve değişimi böyle bir şeydir. Örneğin sıkça kullandığımız "chat" kelimesi tüm halk üzerinde yayılmış ve kabullenilmiş bir kelime. Şimdi birisi çıkıp bu kelimeyi kullanmayın, sohbet diyin derse karşı çıkarım. Fakat "saçma" kelimesinin bu konuda buna benzer belirgin bir yerleşmişliği olduğunu düşünmüyorum.
Keşke pelet yerine Türkçe kökenli, kolay okunup yazılabilecek bileşik ya da türemiş bir kelime bulup önerebilseydim. Ama aylardır her kullanışımda bunun için kafa yorduysam da böyle bir alternatif bulamadım. Sonuç olarak "pelet" kelimesinin Türkçe'nin tüm kurallarına uyduğunu farkettim ve "Çağatay türkleri "saçma" kelimesini ilk kez, sıfırdan kullanmaya başlayıp dilimize kazandırdıysa, kaşık, çatal gibi kelimeler tamamen anlamsız harf yığınlarından anlamlı birer sözcüğe dönüştüyse "pelet" neden olmasın?" dedim ve bu arayıştan böylece vazgeçtim.
Yerli üreticiler bile ürettiği mühimmatın üzerine belirli bir isim yazamıyorken "saçma"nın bu konuda genel geçer bir isim olduğunu kabul edemeyeceğim.
Şu anda BB için benzer bir anket açılsa "bilye" seçeneğinin açık ara kazanacağını tahmin etmek zor olmaz. Gel gör ki o da İtalyanca bir kelime. "Biglia" İtalyanca'dan alınarak Türkçe kullarına adapte edilmiş, hatta halen bu kurallara uyulmayarak sıkça "bilya" şeklinde yanlış kullanımına devam edilen yabancı kökenli bir bir kelime. "Pelet" tüm bu kurallara harfiyyen uyan ve sözlü ve yazılı kullanımı bilya-bilye, makina-makine örneklerinin aksine son derece kolay ve akışkan olan bir kelime olarak niçin Türkçe'ye kazandırılamasın?