eblemis tarafından yazılan gönderiler

Lütfen Resim Paylaşımlarınızı Galeri Üzerinden Yapınız. Ek Dosya Yükleme İptal Edilmiştir..

Bizimle Paylaşmak İstediğiniz Resimlerinizi Galeri Dışında Link Olarak Vermek Yasaktır. Galeriye Nasıl Resim Yükleneceğini Bilmiyorsanız Lütfen Konumuzu İnceleyin Buradan Açtığımız Konuyu Ziyaret Edebilirsiniz.

    havalı yaralamasa bile büyük ihtimalle kafaya düşeceğinden baya bi acıtır. hatta çok tırsarsın birden kafana sert birşey çarpınca. ;avci;


    Havaya atılan mermi ilk hızına yakın bir hızda yere düşüyor. Havadan dikeye yakın açıyla düşen tabanca mermisi kafatasına giren insanlar var.

    Eğer masonlar gibi dışa kapalı bir yapı olacaksak pelet kelimesini kullanmada mahsur yok, ama dışa açık bir yapıyı benimsiyorsak saçma kelimesi tam karşılamasada içlerinde en uygunu bence.

    Bu konuyu masonlukla, dışa kapalılıkla falan nasıl ilişikilendirdiniz bilemedim. Bu kadar derin anlamlar aramaya gerek yok yaptığımız her işte. Tartışmayı politik bir eksene çekmemek için bu tür yorumlardan kaçınmamız iyi olur sanırım.

    kelimenin yabancı dilden türkçeleşmesi benim için kesinlikle bir sorun değil.türkçeleşmiş olsun yeter.yukarıda örneğini verdiğin kelimeler ''zoom'' haricinde türkçeleşmiş.dolayısıyla bu kelimelerin dilimizdeki varlığı pelet kelimesinin dilimeze katılmasını haklı kılmaz.çünkü yerine ikame edeceğiniz saçma kelimesi hem türkçe hem de kavramı karşılamada yeterli.

    kelimelerin eş anlamlarının bulunması dile karmaşıklık değil zenginlik kazandırır.dilin canlılığını ortaya koyar.

    dediğim gibi benim sorunum yabancı dilden sözcük alınmasıyla ilgili değil.''pelet'' kelimesinin uygun olmamasıyla ilgili.üstelik dilimizde ''Saçma'' gibi bir kavram varken.sizin ''pelet'' öneriniz ancak dilimizde, aklımızdaki kavramı karşılayan bir sözcük olmaması halinde benim için kabul edilebilir olurdu.o zaman desteklerdim.

    Bu "saçma" kelimesinin karşılık olup olmadığı konusunda anlaşamayacığımız sanırım belli. Ben bir kişiye sadece "saçma" dendiğinde aklına havalı tüfek mühimmatından önce pek çok başka şeyin geleceğinden eminim. Tüfek saçması desek bile bahsettiğimiz kavram tam olarak açığa çıkamıyor. Karışıklık buradan geliyor. "Saçma", hali hazırda bir silah mühimmatı için kullanılıyor olmasa ve TDK bile saçma şeklinde anılan kurşun parçasının yuvarlak yapısından bahsetmemiş olsa ben de saçma denmesini savunurdum. Hatta incelersen forumda yazdığım eski mesajlarımda da özel bir dikkatle "saçma"yı kullandığımı farkedeceksin. Fakat zamanla üstatların çabasına rağmen "saçma"nın konumuz olan kavramı tam olarak üzerine giyemediğini farkettim. İstanbul'daki FX buluşmasında da bu konuyu üstatlarla tartışmıştık ve orada sohbet eden herkes "saçma"nın havalı tüfek mühimmatını tam olarak karşılayamıyor olduğunda hemfikirdi.

    Açıkçası ben "pelet" önerisini ortaya atarken bu kadar büyük bir kesimin kabullenmek isteyeceğini tahmin edememiştim. Bu bile benim için bir sürpriz ve sevindirici bir sonuç oldu. Anket sonuçlarını gördükten sonra forumda kaba bir arama yaptım. "Saçma" için 693, "pelet" içinse 350 sonuç getirdi arama motoru. Şimdi "pellet" aramasında ortaya çıkan 1000'den fazla sonuç da aslında insanların "pellet"e "saçma"dan daha uzak olmadığını gösteriyor ki bu durum ortada hiç bir öneri yokken "saçma"nın yarısı kadar kullanıma ulaşmış olan "pelet"in azımsanmayacak yaygınlığı ve "pellet" kullanımı ile yalnızca yazıda ve yalnızca bir harfle değişkenlik gösterdiği için kabullenmesinin daha kolay olacağı da göz önüne alındığında benim için umut kaynağı oluyor.

    Şüphesiz forumda yapılan bir arama ile bir sonuca varmak da çok gerçekçi olmaz. Zira sonuçlara böyle yöntemlerle ulaşsaydık bu anket ve tartışma hiç yapılmazdı değil mi?

    "Pelet" kullanırken rahat ettiğim, Türkçe kelime yapısına uygun, söylendiğinde yan anlamlarıyla karışıklık yaratmayan, Tükrçe'de daha eski bir anlama sahip olmayan, orijininden alınmış, anlamlı ve güzel bir kelime olduğu için böyle bir öneride bulundum. Kesinlikle bu kullanılmalı demiyorum ve saçma ile bu kadar çetin bir yarış içine girmiş olması bile beni mutlu etti. Tabii ki önerim hakkındaki çekincelere de elimden geldiğince yanıt vermeye çalışacağım.

    genelin kullandığı kelime ''saçma'' zaten.forum dışında kimse pelleti anlamaz.pelet diyerek belki bir yenilik getirmiş olacağız ama neden böyle birşey yapalım ki?kompütere bilgisayar denilirken türkçe kelime arayısı vardı.ama pelet türkçe de değil.aksine saçma türkçe.yani önceden bilgisayar denen şeye bundan sonra kompüter diyeceğiz gibi bir durum söz konusu.aynı şey hardware/donanım ya da software/yazılım durumu için de geçerli.bunlarda sonradan bulunan kelimeler türkçe.amaç da o zaten.ama sizin savunduğunuzda bunun tam aksi var.pelet türkçe değil.pellet'in türkçe'ye uyarlanmışı ve henüz türkçeleşmiş de değil.

    hayatında tüfek görmemiş,kelime dağarcığı da kısıtlı olan birisine ''saçma'' dendiğinde aklında beklenen kavram canlanmaz belki.ama ''pelet'' dediğimizde bu foruma üye olup biraz gezinti yapmamış kişinin aklında hiç birşey canlanmaz.ama bir ingilize ''pelet'' derseniz sizin ''pellet''i kastettiğinizi anlar.hangisi tercih edilmeli bu durumda.tabiki ''saçma''.zaten bir ingilizce türkçe sözlüğe girin pellet yazın size verdiği tanımlar içinde ''saçma'' kelimesi de var.

    bir kelimeyi dile kazandırmak için onun türkçe olması şartını koymak tabiki çok saçma ;şrofls;. .ama önerilen pelet kelimesi hem düşündüğümüz kavram için biçilmiş kaftan değil,hem de kavramımızı, yerine koymak istediğiniz ''saçma'' kelimesinden daha iyi karşılamıyor.bir tür geriye gidiş söz konusu.bilgisayardan kompütere dönmek gibi.

    maruzatım bundan ibarettir. ;kihhik,

    Çekinceni anlıyorum. Fakat sanırım burada olaya farklı açılardan bakıyoruz. Ben "saçma" yerine "pelet" diyelim derken bilgisayara kompüter diyelim demiyorum. bu yeni ve farklı alete "hesap makinası" demeyeleim, "kompüter" diyelim diyorum.

    Yani anlatmaya çalıştığım şey şu. Havalı tüfek mühimmatının "bilgisayar" gibi şahsına münhasır bir isme sahip olmamasından, "saçma" isimlendirmesinin aynı bilgisayara hesap makinesi der gibi aslında başka bir şeyin ismini bunun için de kullanmak olacağından bahsediyorum. "Saçma" sözcüğü zaten yeterince fazla anlama sahipken iyice şişirip çorbaya dönmesin istiyorum.

    Tabii burada benim önerimle "kompüter"in en önemli farkı, "pelet" kelimesinin Türkçe'nin tüm kurallarına uyuyor olması, "kompüter" gibi tuhaf ve kuralsız bir harf yığını olmaması şeklinde öne çıkıyor.

    Pelet kelimesinin dşündüğümüz kavram için niçin biçilmiş kaftan olmadığını anlayamadım açıkçası. Havalı tüfeğin ana vatanı sayılacak bir yerden çıkmış, pek çok farklı ülkede aynı şeklide kullanılmaya devam eden, bahsettiğimiz kavramdan başka yaygın bir karşılığı olmayan bir isim biçilmiş kaftan olmayacak da ne olacak bilemiyorum.

    Estağfurullah, ne izni... Burası bir tartışma ve fikir teati platformuysa tabii ki görüşlerimizi paylaşacağız.

    Teknik teriminoloji açısından neredeyse tüm dünyada pellet olarak anılan bir şeyin Türkiye'de de pelet olarak anılmasında teknik bir hata olacağını düşünmüyorum. Yine de teknik terminoloji açısından derken neyi kastettiğini tam olarak anlayamamış olabilirim. Biraz daha açarsan mutlu olurum.

    Bu arada pellet-pelet çevirisini Dollar-Dolar çevirisi ile de benzeştirebiliriz. Daha önce uygulanmış örnekleri mevcut böyle bir kelime ithalatının.

    hogo87, merak ettim tüm mesajları okudum. Kelimenin zihinde imgelenmesi konusunda sana kesinlikle katılıyorum. Özellikle Euro-Avro konusunda bu olgu üzerinde çok durmuştum. Halkın kullanmaya alıştığı ve benimsediği bir kelimeyi bir diğeriyle değiştirmeye çalışmanın yapıcı olmadığına inanıyorum.

    Öte yandan, "saçma" kelimesi zihinde havalı tüfek imgesini yakmaktan oldukça uzak bir kelime. Öncelikle silahlarla ilgilenmeyen bir kişi "saçma" kelimesini duyduğunda zihninde "saçmalamak"ın kökü olan "saçma" kelimesi öne çıkar. Öte yandan av konusu işin içine girdiğinde balık avında kullanılan bir ağ türü olan saçma ve av fişekleri içinde bulunana kurşun parçaları olan saçma imgeleri havalı tüfek mühimmatından çok daha ön planda olacaktır. Kaldı ki, Türk Dil Kurumu bile "saçma"nın kurşuna karşılık gelen anlamını "Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi" olarak açıklamakta. Dikkat edersen burada kurşun tanesinin küçük ve yuvarlak olduğunun üzerinde durulmuş.

    Bu noktada konunun yeni ve Türkçe için özgün bir isimlendirmeyi gerektiren diğer bir boyutu belirginleşiyor. Ateşli ve ateşsiz, bir cismi bir yere fırlatmak mantığına kurulu silahlarda(arapça) kullanılan mermi(arapça), fişek(farsça), bilye(italyanca), ok, vb. mühimmat(arapça) içinde havalı tüfeklerde(farsça) kullandığımız ve benim uzun süredir "pelet" olarak isimlendirdiğim mühimmat benzersiz bir yapıya sahip. Pelet, yapı itibarı ile diğer hiçbir silah mühimmatı ile belirgin bir benzerlik içinde değil. Bir namludan(farsça), bir itki kuvvet kullanılarak atılması dışında tamamen özgün bir yapı ve şekle sahip olan bu mühimmatı diğerlerinden ayıran, özgün bir isimle anmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Tıpkı mermi ile fişeği ayrı isimlerle andığımız gibi.

    Bir kelimeyi dile katmak için onun Türkçe olması şartı koymak aslında dile yeni bir kelime kazandıramamak anlamına gelir. Yalnızca mevcut bir kelimeye yeni bir anlam kazandırmak olur. Bilgisayar kelimesi de ilk ortaya çıktığı yıllarda dışlanmış, kanıksanması çok zaman ve çaba almış bir kelime. Aydın Köksal'ın kabul ettirmek için uzun süre uğraş verdiği harika kelimelerden biri. Haliyel, "bilgisayar" kelimesi de ilk ortaya atıldığında insanların zihninde birşey canlandırmıyordu. Onun "kompüter" anlamına geldiğini insanlara açıklamak gerekiyordu. Pek çok kullanıcı tarafından yadırgandı. Fakat bugün asıl bilgisayara kompüter demeye kalkarsanız yadırganırsınız. Dilin devinimi ve değişimi böyle bir şeydir. Örneğin sıkça kullandığımız "chat" kelimesi tüm halk üzerinde yayılmış ve kabullenilmiş bir kelime. Şimdi birisi çıkıp bu kelimeyi kullanmayın, sohbet diyin derse karşı çıkarım. Fakat "saçma" kelimesinin bu konuda buna benzer belirgin bir yerleşmişliği olduğunu düşünmüyorum.

    Keşke pelet yerine Türkçe kökenli, kolay okunup yazılabilecek bileşik ya da türemiş bir kelime bulup önerebilseydim. Ama aylardır her kullanışımda bunun için kafa yorduysam da böyle bir alternatif bulamadım. Sonuç olarak "pelet" kelimesinin Türkçe'nin tüm kurallarına uyduğunu farkettim ve "Çağatay türkleri "saçma" kelimesini ilk kez, sıfırdan kullanmaya başlayıp dilimize kazandırdıysa, kaşık, çatal gibi kelimeler tamamen anlamsız harf yığınlarından anlamlı birer sözcüğe dönüştüyse "pelet" neden olmasın?" dedim ve bu arayıştan böylece vazgeçtim.

    Yerli üreticiler bile ürettiği mühimmatın üzerine belirli bir isim yazamıyorken "saçma"nın bu konuda genel geçer bir isim olduğunu kabul edemeyeceğim.

    Şu anda BB için benzer bir anket açılsa "bilye" seçeneğinin açık ara kazanacağını tahmin etmek zor olmaz. Gel gör ki o da İtalyanca bir kelime. "Biglia" İtalyanca'dan alınarak Türkçe kullarına adapte edilmiş, hatta halen bu kurallara uyulmayarak sıkça "bilya" şeklinde yanlış kullanımına devam edilen yabancı kökenli bir bir kelime. "Pelet" tüm bu kurallara harfiyyen uyan ve sözlü ve yazılı kullanımı bilya-bilye, makina-makine örneklerinin aksine son derece kolay ve akışkan olan bir kelime olarak niçin Türkçe'ye kazandırılamasın?

    tıpkı kompüter'in bilgisayar olduğu gibi.dilin canlılığı da burdan gelir.şu an saçmaya pelet demek zorlama bir şekilde kavram yaratmak olur.yapay olur.

    Çok doğru. Fakat "Bilgisayar" kelimesini türeten Aydın Köksal da bu kelimeyi ortaya ilk kez attığında dili zorlamıştı. Hatta yine kendisinin ortaya attığı, "bilgisayar"dan daha zorlama ve daha özgün olan "yazılım" kelimesi bugün pek sevilen, Türkçe bir kelimedir.

    Eskinin "kompüter"ine şu anda bilgisayar diyorsak bu, kendi kendine olan bir şey değil, birisi böyle bir öneride bulunması sonucu ortaya çıkan bir şeydir.

    "Vay anam vay, neler dönmüş Serhat ya?" diye bir deyiş var, onu andım az önce. =)
    Konunun yalnızca ilk sayfasını okuyabildim gece gece ama "pelet" önerisini öne sürdüğümde zaten ilgili açıklamayı da yapmıştım. Kelime yapısı olarak Türkçe kurallarına tamamen uygun, karışıklığa mahal verecek yan anlamlara sahip olmayan, yazımı ve telaffuzu kolay bir kelime. Ben de uzun süre "saçma" kelimesini kullandım fakat havalı tüfeklerden anlamayan biri ile konuşurken ya da konunun havalı tüfek olduğunu belirtmeden kullanıldığında yanlış anlaşılmalara yol açabildiğini ve "pelet" kelimesini kullanarak ifademi güçlendirebildiğimi farkettim.

    Eğer yabancı dilden alıntı bir kelime olması dolayısıyla rahatsızlık veriyorsa Türkçe'de "forum", "mesaj", "internet", "zum"(zoom), "parfüm", "müzik", "kitap", "kalem", "günah", "cevap", "düşman", "ayna", "anahtar", "kibrit", "saat", gibi gündelik hayatta kullandığımız ve kullanırken rahatsızlık duymadığımız 15000'den fazla kelime olduğunu hatırlatmak isterim.

    "Saçma" kelimesinden ziyade "pelet" önerisinde bulunmam. Türkçe'yi karmaşıklaştırmadan, kelimeleri yan anlamlarla boğarak dili kendi içine hapsetmeden dilimize yeni ve kurallı kelimeler kazandırmamaız gerektirğinden yana olmamdır.

    Kukri'nin köklerini nereden aldığı tam olarak bilinmese de Yatağan kılıcının 15.yy. sonlarında ortaya çıktığı biliniyor. Yatağan tasarımına çok çok benzeyen ve çok daha eski olan iki kılıç daha var. Yunan "Kopis"i ve prehistorik İspanya yani İber'lilerin "Falçata"sı. Bu iki kılıcın Avrupa'da M.Ö.1200 yılında başlayan Demir Çağı'nda aynı dönemlerde paralel olarak geliştiği ve kullanılmaya başlandığı sanılıyor. Yatağan'dan oldukça eskiler.

    Öte yandan Yatağan, Kukri gibi bu iki prehistorik örneğe birebir sadık kalmayarak kendine özgü bir tasarıma sahip olmuş.

    Yunan Kopis'i:
    [Resim Engellendi: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f3/Kopis.png]

    İber Falçata'sı:
    [Resim Engellendi: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/2c/Falcata_%C3%ADbera_%28M.A.N._Madrid%29_01_vertical.jpg]

    Bence "pelet" kelimesi gayet uygun. Bu haliyle kelime olarak tüm Türkçe kurallarına uyuyor. Türkçe kelimelerde yanyana iki sessiz harf bulunmaması kuralına "l"lerden birini düşürerek uydurabiliyoruz. Zaten İngilizce olan pellet kelimesi İngilizce'de de "pelıt" şeklinde tek "l" ile okunuyor.

    Bence son dönemlerde TDK ve bazı "öztürkçe"cilerin yabancı kelimelere getirdiği Türkçe alternatiflerin zorlama ve çoğu zaman saçma olmasının sebebi de bu yeni kelimelerin illa anlamlı olması için çabalamak, illa bir yerlerden türetmek gayreti. Bırakalım anlamlı bir kökten gelmesin, yeni bir kök üretmiş olalım. Dikkat edenler benim forumda yazdığım yazılarda Türkçe'yi doğru kullanmak için elimden geleni yaptığımı farketmiştir. Fakat her ne kadar Türkçe'yi özellikle yazı dilinde doğru kullanma tataftarı olsam da yeni türetilen kelimeler konusunda fazla katı ve bağnaz davranıldığını düşünüyorum. Bu, dillerin yaşan varlık olması gibi bir benzetmenin özüne tamamen ters bir yaklaşım bence. Dillerin yaşayan varlık olması demek zamanla değişime uğraması, diğer dil ve kültürlerden etkilenmesi ve onları etkilemesi demek. Biz ise türettiğimiz saçma öztürkçe kelimelerle Tükçe'yi etkileşime kapatıyor, kendi dünyasına hapsediyoruz.

    Pelet... Gayet de güzel, dile oturan, telaffuzu kolay bir kelime.

    Bence de silikonun bir etkisi olmaz. Ha kundak vidaları sökülüp silikon da değil de benzeri esnek ve yapıştırma gücü yüksek bir malzeme ile yapıştırılırsa işe yarayabilir ama.

    Bir nevi floating action olur.

    Murat abi verdiğin linklerdeki yöntem sanıyorum cam epoksisi ile kundak ile mekanizma ve namlu arasındaki boşlukları tamamen doldurarak kundağın tüfeği tam olarak sarmasını sağlamak değil mi? Bu durumda tepme arkadaşın istediğinin aksine kundağa daha güçlü iletilecektir.

    Burada bu yasağı forumumuzun ve hobimizin sağlığı açısından dile getirmek zorundayız. Kimse kimseye vuramazsın demiyor. Yalnızca yürürlükte olan bir yasağı hatırlatıyor. Uyulur, uyulmaz orası kullanıcının iradesi ve sorumluluğudur. Bu konuyu büyütmenin bir manası yok, isteyen istediğini vurur, vuramazsın demek de bizim haddimize değil. Yalnızca bunu elimizden geldiğince forumda afişe etmemeye çalışıyoruz.

    Katılıyorum. Herşey hız ve rahatlık değildir. Ayrıca sıkışık şehir trafiğinde bisiklet genelde arabadan da, motosikletten de daha hızlı yol alabiliyor. Yokuş çıkmak da doğru sürüş tekniği ile o kadar da zor değil.

    Hatsan'ın kendisi de Hatsan pompanın iş gördüğünü düşünmüyor ki Hill ile değiştiriyor. Hatsan pompaların su attığını falan da okuduk ki tüfeğe de zarar verebiliyor demektir bu.